Toplum Yaşlılığa Hazır mı?

Toplum Yaşlılığa Hazır mı?

 

Fuat EGE:Ali KUTAY KİMDİR? Kısaca bahseder misiniz?

Ali KUTAY:Ali KUTAY Eğitimci-Şair ve Yazar olarak bilinmekteyim. Yazarlığımız Diyarbakır’ın yerel gazetelerinde köşe yazarlığı olarak görülmekteydi. Bir süre köşe yazarlığı yaptıktan sonra, kendimce yazmak ve yazdıklarımı kitaplaştırmak üzere kendi kabuğuma çekildim. Bir süre Edebiyat sayfalarında şiir ve yazılarımızı kaleme aldım. İşte kısaca hayatımız bu şekilde diyelim.

Fuat EGE:Toplum Yaşlılığa Hazır mı? Konumuzla sizlere birkaç soru sormamızda sakınca var mı?

Ali KUTAY:Bilhassa yardımcı olabileceksem ne mutlu bize. Malum yaşlılık farklı bir evre ve farklı özelliklere sahip olan bir konudur. Ve nitekim derinlere indikçe bir nevi bebekliği yeniden yaşamak gibidir yaşlılık…

Fuat EGE: Yaşlılık, toplum tarafından nasıl algılanmaktadır?

Ali KUTAY: Yaşlılık toplum tarafından yeni doğan bir bebek gibi algılanmalı derim. Çünkü bebekler belirli dönemlerde ilgi isterler, güven isterler. Bu da gelecek nesil için çok önem arz eder. Malum bebeklerin 0-1 yaş arası evreleri güven evreleri ve 1-3 yaş dönemleri ise bireyin kendini algılayabilme evresi olarak görülmektedir. Fiziksel ve sosyal ihtiyaçların giderilmesi durumunda birey gerek bebeklik döneminde gerek ise yaşlılık döneminde kişi kendini ifade edebilmektedir. Toplum yaşlıyı işe yaramayan görse de, yaşlılık dönemlerinde öğrendikleri çok şeyler vardır. Fakat bizim bunları anlamamız için Kültürümüzü kaybetmememiz lazım.

Fuat EGE: İçinde yaşanılan kültürde yaşlılığa nasıl bir değer atfedilmektedir?

Ali KUTAY: Aslında kültürden kültüre farklılıklar var desek daha yeridir.Oysa kültür farkı olmaksızın değer yargıları olsaydı keşke… Malumunuz İnsanlar yaşlandıkça işe yaramaz görünmekteler izlenimlerini ortadan kaldırmadığımız sürece değer atfetmekte zor olsa gerek. Oysa insan olarak görmek istersek yaşlılarımızı… O zaman her dönemde değerli olduklarını bileceklerdi ve o zamanda onlarda değer gördükçe, sevildikçe yaşamsal olarak devam edilen dönemi mutlu olarak bitirmeleri bir değer olsa gerek…

Fuat EGE: Yaşlılardan beklenen nedir?

Ali KUTAY: Kendi adıma konuşmak istersem benim yaşlılardan tek beklentim olabilir. Kendilerini mutlu hissetmeleri… Genel anlamda ele almak istersek eğer. Yaşlılardan ne bekleyebiliriz ki sevgi, saygı ve hoşgörüden başka… Sevgi, saygı, hoş görü derken kendilerine yapılmasını istediğimiz manada… Yoksa zaten yaşlılardan biz çok iyi düşünülebilen ve bu düşündüklerini yerine getirebilen bireyler beklemek çok da mümkün olmamaktadır. Dolayısı ile beklentilerimizden çok beklentilerini karşılamak daha mantıklı olsa gerek diye düşünüyorum.

Fuat EGE: Yaşlılara zor günlerinde kim yardım edecek?

Ali KUTAY: Yaşlılara öncelikle bireyin varsa eşi, daha sonra çocukları… Bunların dışında bireyin kendine en yakın gördüğü veya bireye en yakın olan yardım etmeli diye düşünüyorum. Bunların hiçbirinin olmadığını farz edersek Huzur evlerinin olduğu ve güvenilir olduğunu düşündüğümüz 1 veya 2 odalı pansiyonlarda vb.

Fuat EGE:Sürekli yaşlılık dedik Ali Bey…Gençliğin gözünde yaşlılık sizce nasıldır?

Ali KUTAY:Günümüz coğrafyasında yaşlılık; Özür dileyerekten  ( Moruk ) olarak algılanmaktadır. Tabi bu kelime argo bir kelime olduğundan kendini ve kendi kültürüne sahip çıkan bireyler için; Yaşlılık değer bilinen, değer görülen ve bir o kadar da kıymetli olan bir varlıktır. Burada sadece gençlik suçlu değildir. Suçlu gençliği bu aşamaya getiren nesil…

Fuat EGE:şimdiki gençlik nasıldır ve nasıl Olmalı sizce?

Ali KUTAY: Şimdiki gençlik aslında çok farklı. Kendi bildiklerini okuyan, hep ben en iyisiyim düşüncesine sahip olan. Oysa aslında bildiği ise sadece bilmedikleri olsa gerek.  Buda gençlerin daha çok sosyal medya ortamlarına bağımlılıkları ile meydana gelen noksanlıklarıdır derim. Kanımca gençleri eski kültür ve değerlerine sahip çıkılacak bireyler olmalı…

 

Ali KUTAY

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest