“Sokak” Çocukları

 “Sokak” Çocukları

Tarihsel süreç içinde ve toplumların ve ekonomik sistemlerin gelişimi bağlamında ele alındığında, çocuk çalışmasının kapitalizm öncesi toplumlarda da var olduğu görülür. Ancak çocukların ekonomik yaşama dahil edilmeleri ve giderek çocuk çalışmasının, çocuk emeği sömürüsü biçimini alması birkaç yüzyılı kapsayan bir süreçtir. 12.-13. yüzyıl İngiltere’sinde başlayan bu oluşum, günümüzde, gelişmekte olan ülkelere transfer edilmiştir.

  1. yüzyıla kadar İngiltere’de başıboş çocuklar çiftçilere satılarak ya da fabrikatörlerle anlaşma ile kiralanarak çalışmaya zorlanmışlardır. 19. yüzyılda fakir evlerindeki çocuklar dokuma fabrikası sahiplerine çok düşük ücretlerle çalıştırılmak üzere kontratla verilmeye başlanmıştır. Bu dönemde yoksullar arasında sayılan bakıma muhtaç çocuklar, geleceğin çocuk işçilerinin çekirdeğini oluşturduğu gibi, “fakir- kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocuk” olgusunun ve bu tür çocuklara yaklaşımın da temelini oluşturmaktadır.

Böylelikle çalışma yaşamının küçük dev adamları olarak, ekonomik faaliyetteki yerlerini alan çocukların çalışması ise, ne yazık ki, uzun vadede toplumlar için daha ağır sonuçlar doğurmuştur. Bunun en somut örneği, nüfus sayımlarında çocuk ölümlerinin en yüksek sırayı almasında görülür. Nitekim, “aynı dönemde Manchester’da ölenlerin yarısı on yaşına varmamış çocuklardı.” Bu çocukların çalışma koşulları açısından nasıl bir sefalet içinde olduklarına ilişkin çok sayıda kaynak mevcuttur.

Çocukları korumaya ilişkin çıkarılan yasaların temelinde hep aynı neden bulunmaktadır. “çocuğun sömürülmekte; insan soyunun geleceğinin tehlikede olduğu… ve hep aynı sonuca varılmıştır: çocukların yasal olarak korunması.”

Bu koruma çabası, gelecekteki işçileri kurtarmak adına, sanayinin de işine gelmiştir. Kapitalizmin kendi doğası gereği üretileni harcayacak ve üretimin devamı için yeniden yetişecek bir işçi grubuna ihtiyaç vardır ki, çocukların bu şekilde çalışması, işverenin gelecekteki işçi ve tüketici grubunu olumsuz etkilediğinden yine işverenlerin çıkarına olmak üzere bir dizi sosyal politika kuralı üretilmeye çalışılmıştır. “bunun içindir ki devletin ve insancıl kimselerin de yardımıyla, “Çocukları koruma deneyine girilmiştir.” Bu kez dünyanın gündemine, yeni bir cümle girer; “ÇOCUKLARI KURTARALIM

Buna ilişkin en önemli argüman çocuk çalışmasının yararları üzerine yapılan tartışmalarda kendini göstermektedir. Günümüzde halen bazı toplumlarda, çocuk çalışmasına ilişkin kültürel yapı önalana çıkarılmakta ve çocuk çalışmasının onun gelişimi üzerindeki yararlarından söz edilmektedir. Özellikle azgelişmiş ülkelerde, gerçekten de, eğitim ve okullaşma oranının düşüklüğünden de desteklenen nedenlerle, çocuğun çalışması onun eğitim ve yetişkin yaşama dahil olmasının vazgeçilmez tek aracı olma özelliğini korumaktadır. Ayrıca, bu tür ülkelerde çocuk çalışmasının, ne çocuk ne de aile için, gelişmiş ülkelerdeki anlamı içermediği ve çalışma yaşamına dahil olarak evinin ailesinin geçimine katkıda bulunan çocukların psikolojik ve sosyal açıdan da kendilerini gelişmiş ülkelerde bulunan yaşıtlarından daha güçlü ve başarılı algıladıkları vurgulanmakta, sürecin bu boyutunun göz ardı edilmemesi önerilmektedir.

Tartışılan en önemli konulardan biri, özellikle aile ya da devlet gözetimi altında çocukların yaşlarına ve gelişimlerine uygun olarak çalıştırılmasının yararları üzerinedir ve hiçbir ebeveynin çocuğunun kötü koşullarda çalışmasına göz yummayacağı ve çocuğunu koruyacağı varsayımından hareket edilmektedir. Oysa, çocukların yaşlarına ve eğitimlerine uygun olmayan işlerde çalışmalarına da, öncelikli olarak izin veren ailelerdir ve aileler yoksullukla baş edebilmek için çocuklarının kötü koşullarda çalışmasına, bazen köle gibi alınıp satılmalarına ve kiralanmalarına aracı olmaktadırlar.

Bu nedenle özellikle son yıllarda çocuk çalışması ile çocuk emeğinin sömürüsü arasındaki farklar tartışmaya açılmıştır. Çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesine ilişkin olumlu çabaları içeren çalışma biçimi “çocuk çalışması” ve çocuğun gelişimine uygun olmayan koşullarda çalışması “çocuk emeğinin sömürüsü” olarak tanımlanmıştır. Bugün tüm ülkelerde önlenmeye çalışılan, çocuk emeğinin sömürüsüdür.

 

Ali KUTAY

        

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest