Kültür mü? Reform Sürecimi? 

İnsanlığın benliğini alıp götüren ah bu kimlik arayışları yok mu?

Hayatın anlamını bulamamış canlı kalkanlar neymiş sıra dışı görünmezlik mi? Sen her şeyden üstün olsan ne gezer. İnsan olmadıktan sonra, kalpazan papazı gibi sarılmışsın top tüfeğine; sordun mu acaba kendine ben olsam ne yapardım dercesine yoksa sadece hayal mi ettin. Bir şey yapamazsın tabi daha öncede yapamadığın gibi. Ama şuan elinde mavzerin, havada ulaşılmazlığın ne fayda sende yere ineceksin elbet bir gün, seni de gömecekler toprağa öldürdüklerini gömdükleri gibi. Kimi toprağa dua ile giderken sen beddua ile gideceksin. Neden mi? Çünkü senin yaptığın kalpazanlıktan ve canilikten başka şey değil. Önce insan olmak gerek insan.

Ne gezer sen insan olamazsın ki olsan olsan anca sivil vatandaşların katili olabilirsin. Unutma her insan yenilir, ama kazanacağı günlerde vardır. İşte o zaman sen kazanmış olmayacaksın hatta ömür boyu kaybetmiş olmayacaksın. Sakın heveslenme intihar girişimine o zaman zaten gerekte kalmayacak o zaman gelişinde zaten imha ediciler ortadan kaldıracaklar seni diğerlerini kaldırdıkları gibi. Biz ne mavzerler gördük ne engeller aştık bunu da aşarız elbette sakın unutma sen insan olamazsın.

Her kaçan terörse her kaçan cani ise sende kaçıyorsun o zaman sen insan bile değilsin hatta olamazsın da Neyse seninle kafa ütülemeyi bırakayım hayatın yokuşuna kendimi bırakıp sana tekrardan dönerim. Kültür bilinci olmak lazım, hayat canisi değil. Neymiş reformmuş canlı öldürmek reform ise bize uymaz sen yine kendi bildiğini yap ama canlı öldürme reformcusu olma.

 

İnsan insan olalı görmedi böyle vahşet

İnsan insan olalı yaşamadı bu zulmü

İnsan insan olalı görmemeli bu şiddeti

İnsan insan olmalı ki yaşayabilsin

İnsan insan olmalı ki insanlık ölmesin

İnsan insan olmalı

İnsan

Kültür bilincimizi yitirdiğimiz anlardır bu anlar. İnsanlığımızı terk etmek üzereyiz. Canlı kalkanlar, vurucu timler, istismarlar ve daha neler neler. Bunlara inat yıkılmamalıyız. Her kapalı gözün ardında bir ışık, bir umut ve bir gözyaşı olduğu kadar insanlıkta vardır. Biz insanlığımızı yitirmemeliyiz, bilhassa onlarla mücadelemizi, kültür bilinci olarak devam ettirmeliyiz. Sadece yaşam değil benlik algılarımızı da süzgeçten geçirmeliyiz. Kötü, işe yaramaz taşları ve pislikleri ayıklamalıyız. Bu da beyin atıklarımıza neden olmaktadır. Dur diyelim bu vahşete, dur diyelim insansızlara dur.

Yağmalanıyor bakın halkın çığlığı

Ölüm çekiyor bizi kan kokusuna

Çocukların ahı bu duyun şarkımı

Kanı durdurun kanı durdurun

Ferhat TUNÇ ‘un deyimiyle artık kanın durması gerek. Aksi halde yaşanmaması gereken kavga yeniden hayata geçecek ve yaşam boyu bu mücadeleler, kavgalar devam edecek. İnsanca yaşamak istiyorum köle olarak değil. Tüketmeyelim insanlığı kaybetmekle bulamayız insanlığı. Hayvanlar bile kendilerine gereken değeri verirken biz insanlar neden bu aşamadayız anlam veremiyorum.

Kültür bilincinde ırkçılık olmaz olmamalıdır da. Neymiş Türk, Kürt, Laz, Çerkez. Alevi… Sen geldiğin yeri bilmedikten sonra sadece putlara taparak mı yoksa kendine has bir tanrı mı? Yâda bilindiği gibi Âdem ve Havva’dan olduğun mu? Biz Âdem ve Havva’nın evlatlarıyız yani insanız insan.

Olur ya bir bina dikmek istersen temelinin sağlam olmasına dikkat edersin. İşte insan iradesi de böyle bir şey. Sen onunla baş edemezsin. Nasıl ki bilgisayar başında yön verebiliyorsan olaylara insan beyni de yapılan zulümlere yön verir. Dur diyebilir misin acaba yaşanan zulümlere yâda yaşanacak olan zulümlere dur diyemezsin tabi. Neden mi?

Senin anan, baba, kardeşlerin yok ki dur diyebilesin. Tatmadın ki o acıyı dur diyebilesin.

Halk coşkulu bir şekilde eğlenirken

Sen göklerde uçarken

Gözün insan burnun kan kokusunu mu özlemişti.

Sen bunu yaptın peki bundan sonra ne düşünüyorsun? Sen gece rahat uyuyabilecek misin? Yâda insanların ve hayvanların daha doğrusu tüm canlıların yaşanan acılarının hesabını nasıl vereceksin. Olur ya uykusuz kaldığın gecelerde kâbuslu anlarında kendi kendini imha etmeyi düşünürsen şaşırma.

Sudan da çektiği ünlü fotoğrafından sonra 1994 yılında intihar eden fotojurnalist. Kendisi fotoğrafında görülen çocuk açlıktan ölmek üzereyken arkada leşini yemek için bekleyen akbabayla birlikte görüntülemiş, sonra da çocuğa yardım etmeden oradan ayrılmıştır. Bu fotoğrafla Pulitzer ödülünü almış olmasına rağmen getirdiği vicdan azabına dayanamamış, intihar etmiştir. Aynı zamanda bu fotoğrafla ilford yılın haber fotoğrafı ödülünü kazanmıştır.

Yasanmış bir olayın hikâyesi bu belki sana anlamsız gelebilir ama düşünmen için yeterli sanırım. Kevin CARTER çektiği fotoğrafın hesabını bu şekilde verdi. Sen nasıl verecen acaba.

Sana sordum yapabilecek misin ya da biz olsaydık yapabilecek miydik?

 

Ali KUTAY

The following two tabs change content below.
Avatar

Latest posts by Ali KUTAY (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.