Engelli Yaşama Merhaba

Varlığın simgesi adına gelmiş yeni nesiller imgeler ve reformlar…

Biz insanların her zaman değerli olduklarını belirtmek yerine gizil olan engellerini saklamaktayız. Engelli olmak saklanmak olmamalı. Engelli vatandaşlarımızı gizlemek, odalara hapsetmek, zincirle bağlamak olmamalı. Engelli kardeşlerimize, ablalarımıza, ağabeylerimize sahip çıkılmalı. Bunlara her geçen gün engelli vatandaşlarımızın eklenmesi ve bunların gizlendikleri yerlerden alınması gerek. Engellilerimizin biz vatandaşlar için önem arz ettiğini belirtmek isterim.

Engelli vatandaşlarımızın sevgiye ve saygıya ihtiyaçları olduğunu bilmek gerek. Deli, sandığımız engelli çocuklarımızı dışarı çıkarmaktan aciz olduğumuz dönemlerde çocuklarımız kendi kimliklerini algılayamamaktadır. Zoraki evde tutulan, yeri geldikçe dövülen çocuklarımız için çözüm bulamadığımız dönemlerde kendi eksikliklerimizin de farkında değiliz. Kendi eksikliğimizin olduğunu düşünerekten gerek gezmemizden gerek eve gelen misafirlerden uzak tuttuğumuz engelli çocuklarımızın farklı bahanelerle başka odalara götürmek ya da gelenlere göstermemekle aslında asıl engelli biziz.

Biz bu engelleri aşmadığımız sürece önümüze çıkan engel sadece çocuğumuz olmayacak. Engeller zamanla kendini yenileyerek çoğalacaktır. Bu engellerin önüne geçmek için çıkan Kanun ve açılan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri ve daha daha farklı eğitim amaçlı açılmış olan eğitim yerlerine rağmen biz duyarsız vatandaşlar ve veli olarak hala engelleri kaldırmadık ve kaldırma zahmetinde de bulunmadık. Engelli çocuk ve yakınlarımızın bu imkânlardan yaralanmaları için neler yapılmalı, nasıl yaklaşılmalı…

a-Aile bilinçlendirilmeli

b-Çevre bilinçlendirilmeli

c-Toplum bilinçlendirilmeli

Aile bilinçlendirilmeli; Genel anlamda aile ile görüşmeler yapılırken yaklaşımlar sert olmanın dışında aile ile empati kurulmalıdır. Aile tepkisi ve bakış açısı ele alınmalı ki engel ve/veya engeller çözüme ulaşılabilsin. Özel Eğitimlerin ne amaçlı nasıl oluşturuldukları belirtilmeli. Haklarının ve sorumluluklarının bilincine varılmalı. Ev ortamında ki engelleri aşalım artık. Aile gerekirse psikolog ortamına götürülmeli, değerlendirilmeli ve engelli vatandaşlarımızın gerekli eğitimlerce önemi fark edilmeli.

Aile gerekli ortam ve güveni kendinde bulmalı. Engelinin aşabilecek ve oluşturabilecek olumlu/olumsuz sonuçları bilmeli. Sonuçlar neticesinde bakış açısında gerekli değişiklikler fark edildikten sonra aile engeli ve çevre engeli ortadan kalktıktan sonra duruma müdahale edilip o şekilde engelli vatandaşımızın öngörülen eğitim ortamına sokulması gerektiğinin farkında lığına ulaşması bilincine varılmalıdır.

Aile ve çevre arasındaki engel ortadan kalktıktan sonra engelli vatandaşın kendini fark etmesi için imkânlar yaratılmalı, gerekli imkanlar sağlanmalı, gerek evde, çevrede ve /veya eğitim ortamında. Burada aileye, çevreye ve özel eğitimlere büyük işler düşmektedir. Artık engelli vatandaşımızın yeni bir ortama farklı bir dünyaya gelmesi gibi kendi hareketlerini normal karşılamalı nasıl ki biz normal insanlar dahi farklı bir ortama girdiğimizde bile karşımızdakilerin bakış açılarından rahatsız oluyorsak onlarda ( engelli ) farklılık gösterirler. Engel sadece toplumsal veya sosyal değil Zihin Engelli, Fizik Engelli, İşitme engelli, Zihin ve Beden Engelli, İşitme ve Beden Engelli, İşitme ve Zihin Engelli, Zihin Engelli, Beden ve İşitme Engelli olanlar dahi var.

Bugün toplumumuzun bazı kesimlerinde hala engelli çocuğa sahip olmaktan dolayı aile toplumun içinde rahat davranamamakta, engelli çocuğun eğitilebilmesi mümkün değilmiş gibi görmektedirler. Engelli çocuklar aileye büyük sorunlar ve yükümlülükler getirmesine karşın kendi haline bırakılmakta ve bu sorun genelde toplumun bir sorunu haline dönüşmektedir.

Toplumsal bir varlık olarak, birey ve toplum, toplumdan beklentiler, toplumdaki rollere ilişkin yeni bir sosyalizasyon süreci yaşanır; toplumda farklı özelliği olan çocuk ve bireylere karşı tutumların değişmesi, ailelere ve çocuklara dönük hizmetlerin oluşturulması yönünde de yoğun bir çaba gösterilmeye başlanmalıdır.

Ali KUTAY

 

 

Yazar: Bilimkenti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir