Çocuk İstismarı

ÇOCUK İSTİSMARI

Ailelerin ve sosyal çevrenin çocuk üzerinde uyum göstermesi gereken konuların başında çocuk istismarı gelmektedir. Sosyal uyum ile ilgili çalışmalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Evlerinde yakın bir ilgiyle demokrasinin birleştiğini gören çocuklar, özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen, fikirlerini serbestçe söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadırlar. Buna karşılık daha sert bir denetim altında tutulan ya da eğitim yöntemleri değişken olan ailelerde büyüyen çocuklarda ise, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendini kabul ettirmek istemekte ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorluğa uğramaktadırlar. Gerek evde gerek çevre koşullarında çocuk istismarları boy göstermekte olup, olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Anne-babalar, çocuklarının bağımsızlık uğruna giriştikleri çabaları destekledikleri ve zor durumlarda onlara yardımcı oldukları takdirde, çocuklarda bağımsızlık duygusunun kolayca geliştiği görülür. Hor gören, cezalandıran ya da hem sevip hem de soğuk davranan anne ve babaların çocukları bağımlı bir kişilik yapısına sahip olmaktadırlar. Çocuk istismarlarının önüne geçmek gerek. Bu istismarlarla baş edebilmek için toplumun bilinçlenmesinin yanı sıra ailenin de çocuk için gerekli önlemleri alması gerek.

Dengeli, duygusal ve toplumsal etkileşimin güçlü olduğu aile ortamında yeterli güven, sevgi içinde büyüyen çocuklar gelişimleri için gerekli deneyimleri edinebilirler. Her anne-babanın bilerek ya da bilmeyerek çocuklarına karşı tutumları değişik olabilmektedir. Bazı çocuklar daha çok sevilmekte, bazıları istenmeyen çocuk olarak görülmekte, bazılarına baskı yapılmakta, bazılarına ise daha çok hoşgörü gösterilmektedir. Bütün bu tutumlar, çocuğun hem kişiliğinin, hem de sosyal gelişiminin değişik biçimler kazanmasına yol açabilmektedir. Bundan dolayı ki çocuklara karşı olan tutumlarımızın yerine ve zamanına uygun olması neticesinde sıkıntılarımızın azalması görülmektedir. Çocuk istismarları sadece fazla ilgi ve ilgisizlikle oluşmamaktadır. Çocuk istismarlarında kendini bilmeyen insanlar cinsel istek ve dürtülerini tatmin edebilmek için de kullanırlar. Asıl konumuz bu aslında. Çocuk istismarı ve ihmali

Toplumlar arasında sosyokültürel faklılıklar olması ve çeşitli disiplinlerce incelenmesi nedeniyle istismar ve ihmalin evrensel bir tanımını yapmak pek mümkün değildir. İstismar, 0-18 yaş grubundaki çocuğun kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici olan, kaza dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalması olarak tanımlanmıştır. Ama bu demek değil ki insanlarımız sadece 0-18 yaş gurubunu kapsar. İstismarlar her yaşta var ama bizim konumuz çocuk istismarı olduğundan dolayı 0-18 yaş grubunu ele aldık. Çocuğun fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimini etkilemesi risk altına sokması istismar olgusunun bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerekli temel ihtiyaçları karşılanmayan, cinsel bakımdan kullanılan, dövülen, karanlık odalara kilitlenen çocukların sayısı oldukça fazladır. Bu davranışların yanı sıra ebeveynin çocuğu dikkate almaması, gerekli özeni göstermemesi gibi pasif davranışları da çocuğa zarar verici olabilmektedir. Çocuk istismarları belirtilen durumlarda fazla görülmektedir.

Duygusal İstismar: Tanımlanması en zor ancak en sık rastlanan istismar türüdür. Psikolojik gelişmenin duraklamasına neden olacak sözel istismarı veya aşırı emirleri kapsayan, çocuğun kimliğini zedeleyen ve bozuk davranışları ortaya çıkaran tavırları içerir. Duygusal istismar diğer tüm kötü muamele biçimlerini şemsiye gibi altına toplayan bir olgudur.

Cinsel İstismar: Kız ya da erkek çocuğun yetişkin tarafından cinsel tatmin amacıyla doyum aracı olarak kullanılması, fuhuş ve pornografiye yöneltilmesidir.

Fiziksel İstismar: Çocuğun kaza haricinde yaralanması ve örselenmesi söz konusudur. En yaygın rastlanılan ve belirlenmesi en kolay istismar tipidir. Bir tokattan çeşitli objelerin kullanımına uzanan cezalandırma yöntemlerini kapsar.

Bu davranışları üzerinde durulmalı, bu davranışlar üzerinde kalıcı olan ve/veya çocuk için olumsuz etki yaratan durumların farkına varıldığı andan itibaren çocuk istismarına maruz kalanların gerekli tedbirlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini bilmek gerek. Aksi halde gelecek dönem çocukların olumsuz kimlik geliştirmeleri ve bu durumdan da olumsuz hareketlerde bulunmaları anbeandır. Genel anlamda çocuklar bizler için yaşam kaynağıdır. Onları istismar etmek yerine çiçek gibi sulayalım. Gelecek nesiller için yaşam kaynaklarıdır çocuklarımız. Onlara sahip çıkalım.

 

Ali KUTAY

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest