Pts. Haz 17th, 2019

Aşure Günü Nedir. Niçin O Güne Aşure Denilmiştir?

6 min read

Tanımı ve Özellikleri 

Aşure, orijinali “Aşure”, Arapçada 10 manasına gelen “aşara” kelimesinden türemiştir. İbranice “aşar” sözcüğünden geldiği de iddia edilir. Türkçeye ise Arapçadan geçmiştir. Sözcüğün Sami diller arasında ortak bir sözcük olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında büyük kefaret günü için kullanılmıştır. Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 Müslüman da hicri 61. senesinin Muharrem ayının onuncu gününde (10 Aralık 680) Halife Yezidi’n emriyle günlerce aç ve susuz bırakıldıktan sonra öldürüldükleri için o güne “Aşure Günü“ denilmiştir. Ayrıca Aşure gününde olduğu iddia edilen çeşitli olaylar vardır: Âdem peygamberin işlediği zelveden (hata veya sürçme) sonra ettiği tövbenin kabulü, Nuh peygamberin gemisinin tufandan kurtulması, Yunus peygamberin bir balığın karnından çıkması, İbrahim peygamberin ateşte yanmaması, İdris peygamberin diri olarak göğe yükseltilmesi (çıkarılması), Yakubi peygamberin oğlu Yusuf peygambere kavuşması, Eyyüb peygamberin hastalıklarının geçip iyileşmesi, Musa peygamberin Kızıldeniz’den geçip İsrailoğulları’nı Firavun’dan kurtarması, İsa peygamberin doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesi (çıkarılması). Bu olayların hepsi İslam dini içinde önemli bir yere sahip olan mucizelerdir. Yine de bu olayların Aşure Günü gerçekleştiğine dair İslam dininin kutsal kitabı olan Kuran’da bir ifade bulunmaz. Ayrıca bu olayların birçoğuna Musevilik ve Hristiyanlık’ta da inanılır.

Aşure Orucu

Aşure günü oruç tutmak sünnettir ve bu oruca “aşure orucu” denir. Aşure orucu İslam öncesi dönemde de Araplar tarafından bilinirdi. Ayrıca, Museviler de Aşure Günü oruç tutarlar. İslam bilginlerinin geneline göre İslam dininin ilk zamanlarında, Ramazan orucu mevcut değilken, aşure orucu tutmak vacipti. Fakat Ramazan orucu farz olduktan sonra aşure orucunun müstehab bir ibadet olduğu düşünülmektedir. Bugün İslam bilginleri aşure orucunun sünnet olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Ayrıca, Musevi gelenekten ayrışmak için sadece -Muharrem ayının onuncu günü olan- Aşure Günü’nde değil de, Muharrem ayının 8, 9 ve 10’uncu günlerinde oruç tutulmasının daha iyi olacağı düşünülür. Muhammed bin Abdullah, Muharrem ayı bir sefer zamanına denk geldiğinde ayın onuncu günü oruç tutmuş ve “Bir dahaki aşureyi 3 gün de oruçlu geçirelim” demiştir.

Aşure tatlısı

“Aşure Çorbası”, Aşure ismi verilen tatlının ortaya çıkışına dair bir inanış mevcuttur. Aşure Çorbası da den Bu inanışa göre, İslam dininde inanılan peygamberlerden olan Nuh’un tufandan sonra Aşure Günü’nü kutlamak için geminin ambarında kalan erzakı karıştırıp bir tür tatlı yiyecek hazırlamıştır. İçinde birçok farklı malzemenin kullanıldığı ve bir gelenek olan bugün hâlâ Aşure Günü Müslümanlarca yapılan aşure tatlısının böyle ortaya çıktığı öne sürülmektedir. Aşure Günü aşure pişirmek sadece bir gelenektir, dini bir önemi yoktur, bir ibadet değildir. Alevilikte çok kutsaldır ve sadece Muharrem ayında pişirirler ve komşulara dağıtılır. Tunceli, Erzincan yöresinde “Germiye İmamı” (12 İmamların Çorbası) olarak adlandırılır.

Şii İnancında Aşure Günü

Şii inancında Aşure Günü’ne, İslam dininin genelinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. Zira Muharrem ayının onuncu günü, Muhammed peygamberin torunu olan İmam Hüseyin Kerbelâ’da şehit edilmiştir. Muharrem ve Safer ayı ile birlikte iki ayı matem olarak kabul ederler. İki ay boyunca düğün ve benzeri eğlenceler yapılmaz, bu matem günlerinde taziye meclisleri düzenlenerek mersiyeler okunur, ihsan yemekleri verilir. Aslında her ayın onuncu günü aşuredir. İbrani kökenli olan bu kelime Muharrem ayında yapılan bu canilikten sonra bu facianın diğer bir adı olarak kabul edilmiş. Şiilikte çeşitli hububatlardan pişirilen, adına da Aşure denilen yemeği Muharrem ayı münasebetiyle yapmazlar. O gün helva yapılıp dağıtılır.

Muharrem Matemi ve Alevilerde Aşure Günü 

Alevilerde, Hüseyin’in Kerbela’daki acısı başta olmak üzere Oniki İmamların acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Matemi tutulur. Amaç bu acıları tekrarlamak ya da öç duygularını tekrarlamamak ya da öç duygularını körüklemek değildir. Muharrem Matemi’nin amacı: Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevi öğretisini özümsemektir.

Matem, Aşure ile Biter 

Matem süresince bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, kurban kesilmez ve et yenmez. Matem boyunca hiç bir canlıya eziyet edilmez. Kimsenin kalbini kırmamak, dili ile kimseyi incitmemek, kimse hakkında dedikodu yapmamak ve Matem Orucu’nun temel ilkesidir. Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar. Matemden amaç, kendine eziyet yapmak değil, yapılabilecek kötülüklerin ve katliamların bir daha olmaması için anmak ve unutmamaktır. Kerbela katliamında hasta olması nedeniyle İmam Zeynel Abidin’in kurtulması ve Ali’nin soyunun devam etmesi nedeniylede Allah’a şükredilir. Bu edenle Muharrem Matemi, Aşure geleneği ile biter. Aşure sevincin hoşgörünün simgesidir.
12 gün orucun ardından Aşure Günü yapılır. 12 değişik malzemeden oluşan Aşure tatlısı yenilir veya evlere dağıtılır.

 

 

 

Aşure malzemeleri:

• 1 su bardağı aşurelik buğday
• Yarım su bardağı kuru fasulye
• Yarım su bardağı nohut
• 10 su bardağı su
• 2 su bardağı toz şeker
• 150 gram kuru incir
• 100 gram kuru kayısı
• 100 gram tatlı badem
• 1 tatlı kaşığı tuz
• 100 gram kuru üzüm
• .50 gram kuş üzümü
• 50 gram dolmalık fıstık
• 2 çorba kaşığı nişasta
• 4 çorba kaşığı gül suyu
• Yarım çay bardağı nar
• Yarım çay bardağı fındık
• Yarım çay bardağı Antep fıstığı

 

 

Aşure Yapılışı:

Buğday, kuru fasulye ve nohut akşamdan ayrı kaplarda ıslatılır. Ertesi günü buğdayı suyuyla birlikte geniş bir tencereye alın. Üzerine suyu ekleyip, yumuşayıncaya kadar orta ateşte karıştırarak pişirin. Nohut ve kuru fasulyeyi ayrı ayrı haşlayın. Kuru incir ve kuru kayısıları küp doğrayıp ılık suda yumuşatın. Bademleri 2-3 dk kaynatıp kabuklarını soyun.
Buğdaylar çatlamaya başladığında, içinden 1 kepçe alıp robotta macun haline gelinceye kadar çekin. Sonra karıştırarak tencereye ilave edin. Tuzu ekleyin. Nohut, kuru fasulye ve tozşekeri ekleyin. Karıştırarak 15 dk. Pişirin. Nişastayı gül suyu ile açtıktan sonra aşureye ekleyip bir taşım kaynatın. Ocaktan alıp 30 dk dinlendikten sonra kâselere boşaltın. Üzerine nar taneleri, fındık, kuş üzümü, badem ve Antep fıstığı süsleyerek servis yapın.

The following two tabs change content below.
Ali KUTAY

>>>Ali KUTAY (Tüm Yazılarını Gör)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.