Anlam Yüklü Hayat

Anlam Yüklü Hayat

 

Hayatın anlamı derin düşüncelerle mümkün olmadığı gibi anlamsız sözcüklerden de ibare değildir. Bakılır anlamın derinliğine verim var mı?

Hayat bu bir bakarsın sevinç dolu, bir bakarsın hüzün gizli kendi içinde; Bahçede açılan tohum taneciği kadar masum bakışları ile boy gösterir. İnsan ölümlerinin olduğu ve yaşam penceresinden bakıldığı zaman verimin ne kadar az ve öz olduğu kendini göstermektedir. Alışılan gelen durum değil demeyim hayat bu ne zaman ne yapılacağı belli olmaz, duygularını gizlemez, saklamaz, yorumlamaz… Hayalperest duygular içindeyiz adeta sevgi nehrinde, hayat penceresinden bakan bir çocuk gülümseyişi kadar masumuz oysa gülücüklerimizde. Kişi kendini saklar hayat yolculuğunda nafile…

Hayat yolculuğu topraktan elde edilen mahsuller kadar verimli ise topluma geri dönüşümü de o kadar verimlidir. İnsan eğitimi de aynı şekilde verim kazanır insanın da doğumundan ölümüne kadar olan dönemde de aynen verimli olur. Kendini göstermeli, yaşam boyu farklılığını korumalı, kendini bilmeli ve bakış açısının ne kadar anlamlı olduğunu anımsatmalı hayata… Hatırlarsınız eminim Van depremini ve buna benzer tüm depremleri içinde yaşama tutunmak isteyen ve/veya yaşama bağlamak isteyen o kadar gönüllü insan var ki! İşte bunların sayesinde hayata anlam kazandırılmalı kendi benliğimizde neden ben değil, biz değil düşünceleri ile.

Acının tutanakçısı seyrinde bir yaşam bu anlamalı, anlatmalı fani dünyayı. Bilinmeli meyve ağacının verimi. Bakıldıkça hayat penceresinden kaybolan gururun simgesi şeklini almış görünen duyguların verimsizliğinde bir hayat bu. Gururunu kaybeden gençliğin bezginliğinde yaşam süregelen neslin verimsizliğini paylaşıyoruz. Gençliğin verimi günbegün azaldığından dolayı nasıl çözüm yolu bulunacağı da meçhul adeta yakamoz misali deniz sefası… Saklanan acının tutanakçısı olmanın bir anlamı olmalı. Berrak su misali görünen sade ve şeklinde durgun hali ile adeta büyülenen görkemli hazinenin anlam derinliğinde hayat pınarında gençliğin neden bu şekilde davrandığı, neden kendini gelişi güzel bıraktığı ve neden demeden geçemediğimiz yanlış seçimlerin yapıldığı dönem bu…

İşte bu gençliğin veriminde kendini hayat çemberine adamış nice insanların olduğunu bilmek gerek. Genç neslin sürüklendiği bataklıktan verim alınılmayacağı bilinmeli. Verim diyoruz sürekli ama verim verimsizliğinde bir tohum taneciği alınmalı. Alınan tohum taneciğini verimli hale getirmeli. Tohum taneciği kendini göstermeli, kendini farklı kılmalı… Bu farklılığın riyakâr yüzünü hayat boyu sürdürebildiği sürece verim sağlanacağını temin edebilmeli insan. Bakmakla yükümlü dağ misali görünen hayat çemberinde insanın verim alması çocuk gülücükleri kadar masumdur. Çocuk gülüşleri ile devam etmek gerekirse, çocukluğunu yaşamış biri olarak konuşmak isterim. Verim almış zamanlarda neden yine bu zaman gibi değil geçen zamanlar dercesine haykırıyorum sürekli kendimce… Dört duvar arasında büyülenen yalnızlığın seyrinde kendimi gizlercesine düşünüyorum. Gençliğin baharında neden daha fazla verim olmasın düşüncelerini paylaşıyordum yazılarımda, hayallerimde ve kendimce hayalperest durumlarımı…

Salıverdim toprağa kendimi Çınar ağacının boy gösteren naçizane güzelliğiyle. Çınar ağacının dalgalandığı küçük ama gösterişli tavrıyla verimin başlangıcını anımsatır. Duygu selinin akıverdiği dallarından gözyaşı hissedilir. Bilinmeli Çınar ağacının farklılığı, gösterişli tavırları ve adeta hayatın başlangıcı denebilir yaşam boyu süren verimliliği. Kimi Çınar ağacının gölgesinden, kimi serinliğinden yararlanırken işte gençliğin baharı nezdinde bir dünya Çınar ağacının verimliliği. İnsan varlığının başlangıcından bu yana benzer tavırlarıyla farklılık gösterir yaşanan acının tutanakçısı. Çayın tavında dem misali bizim hikâyemiz. Bakarsın verim olur bakarsın dağ taş sonu hüsran sözlerimiz. İşte Diyarbakır sokakları da bu benzerlikte kendini göstermektedir. Alışılagelmiş duyguların esaretinden mahrum olurcasına bırakır kendini uçurum misali boşluğa. Diyarbakır verimli taşı, toprağı ve insancıl düşünceleri ile kendini salıverir toprağa. Bilmezler ki o toprağın verimindeki bolluğun bereketini, varlık felsefesini, misafirperverliğini ve daha neler neler. Anlatmakla bitmiyor işte verim.

Uzatmanın manası yok belki de konuları bilen bilmiş, duyan duymuş mısralarıyla anlatılan mazinin geleceğini.

 

Ali KUTAY

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest