İletişim Araçlarının Etkileri

Kitle iletişimi toplumsal araştırmalarda üzerinde ısrarla durulan ve belki de en az açıklığın sağlandığı konu değişik araçların etkileridir   Birçok ülkede kitle iletişim araçları izlenirken sarf edilen zaman ve bu araçların üretim ve dağıtımı için ayrılan kaynakların miktarı düşünüldüğünde, böyle bir sorgulamanın nedeni yeterince anlaşılabilir

Devamı hakkındaİletişim Araçlarının Etkileri

Engelli Yaşama Merhaba

Varlığın simgesi adına gelmiş yeni nesiller imgeler ve reformlar…

Biz insanların her zaman değerli olduklarını belirtmek yerine gizil olan engellerini saklamaktayız. Engelli olmak saklanmak olmamalı. Engelli vatandaşlarımızı gizlemek, odalara hapsetmek, zincirle bağlamak olmamalı. Engelli kardeşlerimize, ablalarımıza, ağabeylerimize sahip çıkılmalı. Bunlara her geçen gün engelli vatandaşlarımızın eklenmesi ve bunların gizlendikleri yerlerden alınması gerek. Engellilerimizin biz vatandaşlar için önem arz ettiğini belirtmek isterim.

Devamı hakkındaEngelli Yaşama Merhaba

Eğitimin Sosyal Temelleri

Eğitim, bir toplumun ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel koşullarına göre belli bir özellik kazanır veya kazanmak zorundadır. Çünkü eğitim, bir toplumun istek ve ihtiyaçlarını yerine getirmekle ve o toplumun istediği nitelikte insanlar yetiştirmekle yükümlüdür. Eski zamanlarda eğitimin bu görevi yerine getirmesi oldukça kolaydı. Toplumların durağanlığı ve insan ihtiyaçlarının az ve sınırlı olması ve işi kolaylaştırmakta idi. Günümüzde, toplumsal gelişme ve değişmelerin doğal bir sonucu olarak, bu görevin yerine getirilmesi gittikçe zorlaşmaktadır. Toplumsal gelişme ve değişmelere ayak uydurma durumunda olan çağdaş eğitim, toplumların bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçlarına göre, nitelik kazanmak zorundadır. Toplumun temel gereksinimi etrafında toplanmış birçok kişi tarafından paylaşılmış bulunan davranış örnekleri bileşimine toplumsal kurum diyebiliriz.

Devamı hakkındaEğitimin Sosyal Temelleri

Çevre, Toplum ve Yaşam

          Günümüz yaşam çerçevesinde doğaya açılan bakış açımız gittikçe olumsuz yönde ilerleme kat etmektedir. Denizlerimiz, ormanlarımız, caddelerimiz, sokaklarımız hatta evlerimiz bile artık eski hijyenikliliğinden oldukça uzaklaşmıştır. Denizlerdeki boş pet şişelerimiz, lastik parçaları, şişeler inanmayacaksınız ama karpuz kabukları bile o güzelim denizlerde boy gösteriyor. Çevremiz…

Devamı hakkındaÇevre, Toplum ve Yaşam

AŞIK VEYSEL’in Hayatı

Şiir dünyasında halk şiirinin temsilcileri içinde en başarılısı Âşık Veysel Şatıroğlu oldu. Ahmet Kutsi Tacer onu Sivas’taki Âşıklar Bayramı’nda tanımış, yaşamı boyunca da ilgisini eksik etmemişti… Halk Şiiri halkın gözlemlerini duygularını, düşüncelerini halkın diliyle anlatır. Bu anlatı halkın çok uzak bir geçmişte kullanmaya başladığı vezin ve şekil kalıplarına dayanır. Halk Şiiri saz eşliğinde ezgiyle söylenir. Yüzyıllar boyunca kent çevresinde aydınlarımız Arap-İran kökenli Divan Şiiri’ni geliştirirken Halk Şiiri özellikle kırsal kesimde yaşamını sürdürdü. Zaman içinde iki ayrı şiir yolunun birbirinden etkilendiği de görüldü. Derken Batı Dilinin asıyla başlayan siyasal, ekonomik ilişkilerimiz kültür, sanat alanını da etkiledi. Böylece bu ikisinden apayrı yeni bir şiir gelişmeye başladı.

Devamı hakkındaAŞIK VEYSEL’in Hayatı

Asperger Sendromu ve  Atipik Otizm

Asperger  sendromunda, tipik olarak otistik çocuklarda görülen sosyal ilişki ve iletişim sorunlarının yanı sıra dar ilgi alanı görülür. Çok  sınırlı konularda ve dar çerçeveli alanlarda derin bilgilere sahiplerdir, bu nedenle bu çocuklara “küçük profesör” yakıştırması yapılır. Otizmden  farklı olarak zamanında konuşmaya başlarlar; aşırı bilgiçlik ve el becerilerinde özel sorunlar görülür. Bu çocuklar normal veya üstün zekaya sahiptirler. Mekanik oyuncaklara çok düşkündürler ve. ilgi alanı dar olan insanlarla daha iyi yakınlık kurarlar. Amaçsızca  bir takım nesneleri toplayabilirler, öz bakım sorunları yoktur. Erişkinlikte ise, kurallara sıkıca bağlı, soğuk ve mesafeli insanlar olarak tanınırlar. Bu  çocukların sosyal hayatında, genelde bir tane çok yakın arkadaşları vardır ve bu kişinin de sıklıkla dar, kısıtlı ilgi alanları vardır. Duygusal  hayatında hep akılcı ve heyecansız yorumlamalara sahiptir, davranış sorunları görülebilir, jest, mimik ve vücut dilini kullanmada sorunları vardır. [Frith, 1991]. Bu sendromda  genetik ilişki sıklıkla baba ve oğul arasında kurulur. Otizm ve Asperger Sendromu   birbirine dönüşebilir bir nitelik taşır.

Devamı hakkındaAsperger Sendromu ve  Atipik Otizm

Çocuk İstismarı

Ailelerin ve sosyal çevrenin çocuk üzerinde uyum göstermesi gereken konuların başında çocuk istismarı gelmektedir. Sosyal uyum ile ilgili çalışmalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Evlerinde yakın bir ilgiyle demokrasinin birleştiğini gören çocuklar, özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen, fikirlerini serbestçe söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadırlar. Buna karşılık daha sert bir denetim altında tutulan ya da eğitim yöntemleri değişken olan ailelerde büyüyen çocuklarda ise, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendini kabul ettirmek istemekte ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorluğa uğramaktadırlar. Gerek evde gerek çevre koşullarında çocuk istismarları boy göstermekte olup, olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Anne-babalar, çocuklarının bağımsızlık uğruna giriştikleri çabaları destekledikleri ve zor durumlarda onlara yardımcı oldukları takdirde, çocuklarda bağımsızlık duygusunun kolayca geliştiği görülür. Hor gören, cezalandıran ya da hem sevip hem de soğuk davranan anne ve babaların çocukları bağımlı bir kişilik yapısına sahip olmaktadırlar. Çocuk istismarlarının önüne geçmek gerek. Bu istismarlarla baş edebilmek için toplumun bilinçlenmesinin yanı sıra ailenin de çocuk için gerekli önlemleri alması gerek.

Devamı hakkındaÇocuk İstismarı

Eğitimde Müziğin Yeri

Özel eğitime ihtiyaç duyulan çocuklarımızda müzik önemli yaşamlarında önemli yer tutmaktadır. Farkında olmadan da tuttukları ses ritimleri ve/veya el ayak ritimleri çocukların gelişiminde çok önemli bir yere sahiptir. Kimi çocuklarda müzik yetersizliği görülmektedir. Müzik, yetersizliği olan çocukların eğitimlerinde kullanılan ve tüm gelişim alanlarını da destekleyen bir disiplin alanıdır. Ayrıca yetersizliği olan çocuklarla iletişim kurmada yararlanılacak en etkili yollardan biridir. Müzik, diğer insanların yaşamında olduğu kadar, ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların yaşamında da önemlidir. Çocukların bireysel farklılıklarına göre düzenlemelerin yer aldığı bir müzik eğitimi, onların bu alanda yeteneklerini geliştirmelerine olanak sağlar. Müzik dersinde bireysel ve gelişim özelliklerine dikkat edilerek plânlama yapılmasına ve her çocuğun performansı doğrultusunda gelişimine uygun olanaklar sağlanmasına çalışılmalıdır.

Devamı hakkındaEğitimde Müziğin Yeri

Bir Zamanlar Hayat

Yaşanmış o kadar iyi veya kötü olaylar var ki!
Bunları anlatmaya dil yetmez ve/veya dilim varmaz. Bilinmesi de gerek aslında. İnsanın doğumundan bu yana yaşadıkları kimi zaman anlamsız, kimi zaman bilinçsiz ve kimi zaman da korku vericidir. İnsanoğlu her daim iyi/kötü olanı yansıtır. Ben buna taraftar değilim. Nasıl ki Batı Diyarbakır’ı her daim kötü duymuşsa… Hiç mi iyi yanı yok Amed’in… İyi yanı yoksa neden gelen bir daha gelmek istesin. Bu demek oluyor ki insanoğluna çok şey anlatmak düşüyor. Önemli olan doğruyu ve/veya gerçekleri olduğu gibi anlatmaktır. Geçmişten bugüne kıyaslama yaparsak teknoloji has safhada, ama insanlıkta çöküşte. Bu durumdan sadece ben değil, sizlerde üzüntü duyuyorsunuzdur. İşte gerçekleri çevreye, topluma ve tüm insanlara yansıtmak gerek.
Geçmişte yoksul hayatta mutlu ortamları görmek mümkün iken, Günümüzde uçta durum olmasına rağmen üzüntülü ortamlarla veya istenilmeyen durumlarla karşı karşıya gelebiliyoruz. Mesela çocukluk yıllarımda oynadığımız oyunlar: Topaç, gazoz kapağı, bilye… İken günümüzde bunların yerlerini Kantır, Metin 2… gibi savaş oyunları yer almaktadır. Geleceğimiz teknoloji üzerine kurulu sanki. Kalıplaşmış küçük beyinlerin derdini, büyük beyinler çekmemeli.
Albert Einstein bile beyninin tamamını kullanmamıştır. Bu halde olmasına rağmen daha derin düşünürlerken şuan ki otoritelerin düşüncesi yakma, yıkmayla sürer. Aslında geçmişin izlerini günümüze taşımak gerek bazen. Bir zamanlar ulaşım ve iletişim olarak zor şartlar altında isteklerimizi yerine getirirken; Günümüz coğrafyasında ve olanaklarında bu tür olanaklar ne kadar rahat da olsa geçmiş kadar akıcı değil. Günümüz şartlarında monoton ve anlamsız geliyor artık. Bir zamanlar hayat işte bizim hikâyemiz. Bir zamanlar kitap satışları reyting yaparken şimdi ise tıklanma oranları reyting yapmaktadır.

Devamı hakkındaBir Zamanlar Hayat

Pin It on Pinterest